ÜRETİM MÜDÜRÜMÜZ GİUSEPPE İLE BEŞ DAKİKA

Üretim departmanımızda müdür yardımcısı olan Giuseppe, birlikte oturup kahve içmenin günün önemli aktivitelerinden biri olduğuna inanıyor. Kavurma Fabrikamız hakkında kendisiyle kısaca sohbet ettik.

ÜRETİM MÜDÜRÜMÜZ GİUSEPPE İLE BEŞ DAKİKA

Üretim departmanımızda müdür yardımcısı olan Giuseppe, birlikte oturup kahve içmenin günün önemli aktivitelerinden biri olduğuna inanıyor. Kavurma Fabrikamız hakkında kendisiyle kısaca sohbet ettik.

Guiseppe, Carlos’un yardımcısı; kavurmadan paketlemeye, depolamadan makinelerin çalıştırılmasına kadar her şeyin olması gerektiği gibi olmasını sağlıyor. Gerçekten onu motive eden şey ise ekibimiz. Tüm asistanlarımızın işin içinde olmasını sağlamaktan gurur duyuyor ve birlikte kahve içmek onun için günün en önemli kısmı.

Kahveyle ilgilenmeye ne zaman başladınız?

Sanırım kahveye ilgim çocukken başladı. Sabahları kalkar kalkmaz evimizde kahvenin kokusunu alabiliyordum. Sanırım o zamandan beri kahveyi kafamda pozitif bir şey olarak kurguladım, bu nedenle her sabah bir fincan kahveyle başlamalı ya da her yemek güzel bir fincan kahveyle sonlanmalı.

Bize Kavurma Merkezi hakkında bilgi verir misiniz?

Kendi evimi neden dekore ediyorsam ya da sevdiğim kişilere neden yemek pişiriyorsam burada da neden aynı. Kavurma Merkezi kendimizle, ne olduğumuzla ve işleri istediğimiz gibi yapmamızla ilgili bir şey. Burası tamamen bize ait.

Bizim için işimizden önce insanlar ve tutku gelir. Bu mantığın bir sonucu olarak, misafirlerimize en iyi kahveyi sunduğumuzu düşünüyoruz.

Bu sorunun cevabını düşünürken, Carlos ve benim sabahları, hem de her sabah, ilk iş olarak nasıl kahve yaptığımızı hatırladım. Bu sadece iki iş arkadaşının çalışmaya başlamadan önce kahve içmesi değil, aynı zamanda iki arkadaşın yaptığı ve daha da iyiye taşımak istediği şeyler hakkında duygularını paylaşması ile alakalı. Lezzetimizin bir eşi benzeri daha yok, çünkü farklı bileşenleri kendi inanışlarımız ve deneyimlerimiz doğrultusunda bir araya getirip kavuruyoruz, kitaplara ya da diğer şirketlerin yaptıklarına göre değil.

Kahve sizin için ne anlam ifade ediyor?

Kahveyi düşündüğümde eski bir arkadaşımla yaptığım güzel bir sohbet aklıma geliyor ya da evimde ağırladığım misafirleri veya ailemle yaptığım kahvaltıları düşünüyorum. Kahve benim için bir yoldaş demek. Kahve benim için sevdiğim insanlarla paylaştığım anların bir hatırası demek.

Kahve hakkında sizi en çok cezbeden şey ne?

Bir fincan kahve içtiğimde beni cezbeden şey, dünyanın farklı ülkelerinde bulabileceğiniz, ama yine de güzelliğini ve saflığını korumuş olan çiçekler, meyveler, bitkiler ve kabuklu yemişlerin verdiği aroma ve lezzet.

Kahvenizi nasıl içiyorsunuz?

Genelde espresso olarak içiyorum. Benim kültürümde biz hep espresso içeriz, dolayısıyla içmeye alışığım. Bana göre tüm özellikleri ve lezzetiyle ‘ben kahveyim’ diyen şey espresso, işte bu yüzden seviyorum.

Kahveyle ilgili ilk anınız hangisidir?

İlk anımı bilemiyorum, çünkü kahve İtalya’da bir yaşam tarzıdır, ama 10 yaşındayken annemle olan bir anımı hatırlıyorum. Bir fincan kahve içmeyi o kadar çok istiyordum ki. Masadaki herkes içiyordu! Ben de istedim. Annem de bana su ve dört kaşık şekerle kahve hazırladı. Bu benim ilk kahvemdi. Her zaman tatlıya düşkün biri oldum, ama artık espressoma sadece tek şeker koyuyorum. Kahve sektöründe iki inanış vardır; espressonuza şeker eklemezseniz her şeyin tadına varabilirsiniz, diğer görüş de eğer şeker eklerseniz acılığını kırar ve tadına varırsınız. Yani acılığını giderince fincandaki her şeyin lezzetine varabilirsiniz. Açıkçası, nasıl seviyorsanız öyle içmelisiniz.

Kahveyle ilgili ilk anınız hangisidir?

Amcalarımdan birisi gençlik yıllarında Venezuela’da yaşamış. Yıllar sonra ailemi ziyarete geldi. Uçağı Roma’ya indi. Ben İtalya’nın güneyinde yaşıyordum ve onu almak için havaalanına kadar gittim. Deniz kenarında Taranto isimli bir şehirde yaşıyordum. Sahilde çok güzel bir kahve mağazası vardı. Bana “Eve gitmeden önce şurada soluklanalım mı?” dedi. Onca yıl sonra birlikte birer kahve içtik. Hava çok güzeldi, denizin kokusu muhteşemdi ve böyle bir yerde kahve içiyorduk. Bu adam yıllar sonra ülkesine gelmişti ve ortada konuşmaktan ziyade daha çok bir duygu paylaşımı vardı. Bu harika bir hatıraydı.

Kahve sektörüne nasıl girdiniz?

Planlı bir şey değildi. Ben aslında bir çevre mühendisiyim. Bu bağlamda bir iş arıyordum ve maddi desteğe ihtiyacım vardı; “Ne yapabilirim?” diye düşündüm. Kahve yapabiliyordum, böylece Caffè Nero’da barista olarak çalışmaya başladım, Kavurma Merkezinde bu ilanı görünce de “Bu daha teknik bir iş, tam bana göre” diye düşündüm.

Ancak fabrikada çalışmak istediğimden de çok emin değildim. Fabrika insanı değilim! Ancak buraya geldiğimde buranın mükemmel bir yer olduğunu düşündüm. Burası hiç de bir fabrika değil. Gaetano ile konuştum, çok mutlu oldu, yüzünde resmen güller açtı. Burada o kadar çok şey var ki, sadece düğmelere basıp kavurucuyu çalıştırmak değil işimiz. Mekanik işler konusunda da bilgi sahibi olmanız lazım. Farklı ülkelerden ve kültürlerden gelen insanlarla ilgilenmeniz gerek. Kahveyi sevebilirsiniz, ama yine de kendinizi eğitmeniz şart. Futbolu seviyor olmanız sizi profesyonel bir futbolcu yapmaz, bunun için antrenman yapmalısınız. Böylece buraya geldim ve kendi kendime “İşte yapmak istediğim şey bu” dedim. Çünkü kendimi asla hayatım boyunca bir masada oturup hesaplamalar yaparken hayal edemiyordum. Kahvenin benim için çok daha fazla şey ifade ettiğini keşfettim.

Bir sonraki

Kalite kontrol Sorumlumuz MARCO İLE BEŞ DAKİKA

Kalite kontrol teknisyenimiz Marco, kalitesiz kahve tanelerine asla geçit vermiyor. Kolay kolay her şeyi beğenmeyen Marco, tedarik ettiğimiz çiğ kahve çekirdeklerini özenle inceleyerek hem kahvenin geldiği yerle hem de espresso uzmanlarımızla yakın çalışmalar yürütüyor.

KAHVE KAVURMA UZMANIMIZLA BEŞ DAKİKA: CARLOS

Carlos’la sohbetimize siz de katılın: Kahve Kavurma Uzmanlarımızdan Carlos gerçek bir hikaye ustası.

KAHVE KAVURMA UZMANIMIZLA TANIŞIN: GAETANO

Kahve kavurma işinin ustası olan Gaetano’nun sadece ağzından çıkan kelimelerde değil, yaptığı her şeyde sevgi ve hissiyat var.